Alternatif Ham Madde

Sürdürülebilirlik stratejimizin önemli bir ayağı da alternatif ham madde kullanımını artırarak doğal kaynak tüketimini azaltmaktır. Alternatif ham madde kullanımı sayesinde karbon emisyonlarını azaltıyor ve kaynak verimliliğini artırıyoruz. Diğer sanayi kuruluşlarıyla yürüttüğümüz endüstriyel simbiyoz projeleri kapsamında farklı sektörlerden tesislerin ürettiği atıkları (dip külü, uçucu kül, mermer atığı, döküm kumu, vb.) fabrikalarımızda alternatif ham madde olarak kullanıyoruz. Bu sayede hem atıkları değerlendiriyor hem de doğal kaynak tüketimimizi azaltıyoruz.

Geri dönüşüm süreçlerinden elde edilen bu malzemeler, döngüsel ekonomi hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlıyor. Böylece doğal kaynaklara olan bağımlılığımızı azaltarak sürdürülebilir bir üretim döngüsü oluşturuyoruz. 2050 Dekarbonizasyon yol haritamızda alternatif ham madde kullanımına dair detayları da aşağıda görüldüğü üzere, her geçen yıl kademeli olarak artırmayı planlıyoruz.

Türkiye'de ilk kez EN 197-6 standardına göre inşaat ve yıkıntı atıklarından düşük karbonlu çimento üretimini başarıyla gerçekleştirdik. Kentsel dönüşüm çalışmaları ve depremler sonrasında ortaya çıkan “İnşaat ve Yıkıntı Atıkları”nın (İYA) bertarafına yönelik projemizle döngüsel ekonomi için önemli bir adım attık. LCTO Ar-Ge Merkezi tarafından 2018 yılından bu yana yürütülen ürün geliştirme çalışmalarının sonuçlanmasının ardından üretime yeşil ışık yaktık.

Klinker kullanım oranının azaltılmasına yönelik stratejimiz doğrultusunda, çimentoda tamamlayıcı çimentolu malzemelerin (SCM) ve alternatif bağlayıcıların kullanımını yaygınlaştırıyoruz. Bu kapsamda kalsine kil, karbonatlı mineraller ve çeşitli puzolanik malzemeleri alternatif hammadde olarak değerlendirerek doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyoruz.

Alternatif hammaddelerin ve SCM’lerin kullanımı ile hem karbon emisyonlarını azaltmayı hem de kaynak verimliliğini artırmayı hedefliyoruz. Böylece doğal kaynaklara olan bağımlılığımızı azaltarak daha sürdürülebilir bir üretim döngüsü oluşturuyoruz. Kalsine kil, karbonatlı mineraller ve diğer puzolanik malzemeler ile çimento içeriğindeki klinker oranını sistematik biçimde azaltmayı; böylece alternatif bağlayıcıların kullanımını artırmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımı destekleyen yatırımlarımız ve ürün geliştirme faaliyetlerimiz doğrultusunda, 2050 yılına kadar klinker kaynaklı emisyon yoğunluğumuzu (kg CO2/ ton çimentomsu ürün) en az %25 oranında azaltmayı amaçlıyoruz.