Ocaklarımızın faaliyet ve kapatma sonrası süreçlerinde biyoçeşitlilik değerlerinin korunması ve geliştirilmesi için sahaya özgü Doğaya Yeniden Kazandırma Planları hazırlıyoruz. Bu planlar, sahada faaliyetler başlamadan önce çevresel riskleri, biyoçeşitlilik değerlerini, ekosistem hassasiyetlerini ve olası ormansızlaşma etkilerini değerlendirmemize; rehabilitasyon ve iyileştirme çalışmalarını etkin şekilde yönetmemize olanak sağlıyor.
Fabrika ve ocak bölgelerinde gerçekleştirdiğimiz risk ve fırsat değerlendirme çalışmalarıyla, faaliyetlerimizin biyoçeşitlilik, doğal ekosistemler, orman varlığı, su kaynakları ve toprak üzerindeki etkilerini izliyor; bu etkileri önlemeyi, azaltmayı ve gerekli durumlarda telafi etmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, faaliyetlerimizden ve değer zincirimizden kaynaklanabilecek ormansızlaşma risklerini öncelikli çevresel risklerimiz arasında değerlendiriyor; 2050 yılına kadar kendi operasyonlarımız, tedarikçilerimiz ve iş ortaklarımız genelinde net ormansızlaşmayı sıfırlama taahhüdümüz doğrultusunda doğal ormanlar, hassas ekosistemler, korunan alanlar, Kilit Biyoçeşitlilik Alanları ve yüksek karbon stoğuna sahip alanlar üzerindeki etkileri erken aşamada analiz ederek gerekli aksiyonları alıyoruz.
Bu yaklaşımımız doğrultusunda, 2030 yılına kadar biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerimizi sistematik şekilde azaltarak ve sahaya özgü koruma, rehabilitasyon, restorasyon ve iyileştirme uygulamalarımızı yaygınlaştırarak biyoçeşitlilik üzerinde net pozitif etki yaratmayı hedefliyoruz. Bu hedef kapsamında, öncelikli alanlarımızda biyoçeşitlilik değerlerinin korunması, ekosistem bütünlüğünün desteklenmesi, doğal yaşam alanlarının iyileştirilmesi ve faaliyetlerimizden kaynaklanabilecek etkilerin azaltılması için aksiyonlarımızı Biyoçeşitlilik Aksiyon Planlarımız doğrultusunda sürdürüyoruz.
Madencilik faaliyetlerinde ise saha seçiminden işletme ve kapatma sonrası döneme kadar uzanan süreçte doğa koruma, sürdürülebilir arazi kullanımı ve rehabilitasyon yaklaşımımızı esas alıyoruz. Faaliyetlerin sona ermesinin ardından kullanılan alanların ekolojik özellikleri dikkate alınarak eski durumuna uygun hale getirilmesi veya çevresel ve sosyal fayda sağlayacak alternatif kullanımlar için rehabilite edilmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşım, arazi tahribatının azaltılması, ekosistem bütünlüğünün desteklenmesi ve net ormansızlaşmanın önlenmesi hedefimiz bakımından kritik öneme sahiptir.
Yerel ve uluslararası çevre kuruluşları, akademi ve yerel topluluklarla iş birliği içinde çalışarak biyoçeşitliliği koruma çabalarımızı güçlendiriyoruz. Biyoçeşitliliğin korunması çalışmalarımızı, Dünya Bankası, Ekvator Prensipleri ve Uluslararası Finans Kurumu (International Finance Corporation, IFC) gibi uluslararası standartlarla uyumlu şekilde yürütüyoruz. Ayrıca, faaliyet alanlarımızda henüz yeniden kazandırılan ocak bulunmamakla birlikte, bölgelerde sürekli olarak iyileştirme, rehabilitasyon ve izleme süreçlerini sürdürüyoruz.
Sürdürülebilirlik vizyonumuzun bir parçası olarak doğaya olan sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Ormanların, doğal ekosistemlerin, biyoçeşitliliğin, su kaynaklarının ve toprağın korunmasını sürdürülebilirlik yaklaşımımızın temel unsurlarından biri olarak görüyor; çalışmalarımızı bu doğrultuda kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, fabrikalarımızın bulunduğu bölgelerde üçüncü taraf uzman firmalarla birlikte biyoçeşitlilik yönetim planları ve aksiyonları devreye alıyoruz.
Biyoçeşitlilik Aksiyon Planları (BAP)
Balıkesir fabrikamızda başlattığımız pilot çalışma, bugün tüm operasyonlarımıza rehberlik eden kurumsal bir standarda dönüşmüştür:
• Balıkesir Pilot Çalışması: Uzman akademisyenlerle yürüttüğümüz saha araştırmaları sonucunda, bölgeye özgü endemik türleri kayıt altına alarak koruma altına aldık. Balıkesir’deki bu metodoloji, bünyemizdeki diğer altı fabrikamıza da başarıyla taşınmıştır. Tüm lokasyonlarımızda endemik ve nadir türler belirlenmiş, sahaya özgü Biyoçeşitlilik Aksiyon Planları (BAP) titizlikle hazırlanmıştır.
• Hazırlanan aksiyon planları neticesinde yine Balıkesir fabrikamızda pilot koruma projeleri, çalışanlar ve yerel topluluklara yönelik eğitimler gibi çalışmalara, konusunda uzman partner firmalarımız ile devam ediyoruz. Bu çalışmaları tüm çimento fabrikalarımızda devreye aldık ve mevcut durumda uygulama çalışmaları ile sürdürüyoruz.
• Sadece korumakla kalmıyor; madencilik sonrası alanlarda yerel ekosistemle uyumlu rehabilitasyon, restorasyon ve yeniden ağaçlandırma uygulamalarıyla doğanın kendini yenilemesini destekliyoruz. Sürdürülebilir arazi kullanımı ilkelerimiz doğrultusunda toprak bozulmasını önlemeyi, doğal su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamayı ve faaliyetlerimizden kaynaklanabilecek ormansızlaşma etkilerini azaltmayı hedefliyoruz.